Hızlı top hakimiyeti ve hatlar arasındaki yaratıcılık, Avrupa devini ayakta tutuyor; kendini kanıtlamış yıldızlarla dolu bir ilk 11 ve muazzam derinliğe sahip bir yedek kulübesiyle oyuna hükmetmeye alışkınlar.
Karşıda ise Fildişi Sahili ekibi, modern Afrika ekolünü temsil ediyor: fizik gücü, baş döndüren tempo ve her geçen gün daha kolektif oynanan bir futbol.
İki ekip 2022’de de karşı karşıya geldi; dengeli geçen hazırlık maçını Avrupalılar 2-1’lik skorla kazandı ve Dünya Kupası grup aşamasında her ikili mücadele sanki son topmuş gibi oynanıyor.
Hata payı yok denecek kadar az: tek bir anlık dalgınlık bile daha ilk düdükten itibaren herhangi bir takımı köşeye sıkıştırabilir.
Fransız ekibi turnuvaya şaşaalı bir şampiyonluk koleksiyonunun ağırlığıyla geliyor: 1998 ve 2018’in dünya şampiyonu, Katar 2022 finalinin de taze ikincisi; hücumda Kylian Mbappé takımın ışığını yakarken, orta sahada ritmi Aurélien Tchouaméni belirliyor.
Diğer tarafta ise son Afrika şampiyonu, acı çekmeye, direnmeye ve geri dönmeye alışkın bir jenerasyonla sahne alıyor; takımın liderliğini Sébastien Haller, Franck Kessié ve savunmanın dengesini sürekli bozan Amad Diallo üstleniyor.
Tarihsel otorite ile kendini kanıtlama açlığının çarpıştığı bu maç, grubun kaderini bir anda değiştirebilir: Dünya Kupası’nı canlı yaşa ve sonradan basit bir özetle yetinme.